Basından özetler - 04.07.2012
İstanbul Ecz.Od.Haberleri
Çarşamba, 04 Temmuz 2012 18:35

TÜSİAD sağlık sisteminde yeni yol haritası istedi (DÜNYA, 4 Temmuz 2012)

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Boyner, sağlık sektöründeki hizmet programlarının geleceğe yönelik planlanması gerektiğini söyledi.
İSTANBUL DÜNYA
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Boyner, Türkiye'de 2002 yılında yüzde 66 olan kronik hastalık yükünün 2020'de yüzde 80'e çıkmasının beklendiğini belirterek, "Bu oran başlı başına, sağlık sektöründeki hizmet programlarının geleceğe yönelik planlamasında dikkate alınması gereken bir uyarı niteliğinde" dedi. TÜSİAD'ın "Sürdürülebilir Sağlık Sistemi İçin Kronik Hastalık Yönetiminde Elektronik Sağlık Kayıtlarının Rolü" adlı raporunun tanıtımı amacıyla düzenlenen toplantıda konuşan Boyner, sağlığın ekonomik büyümenin önemli bir göstergesi olduğunu söyledi. 21. yüzyılın en önemli sorununun kronik hastalıklar olduğunu belirten Boyner, yapılan çalışmaların bu hastalıkların sadece gelişmiş toplumların değil, gelişmekte olan toplumların da sorunu olduğunu ortaya koyduğunu dile getirdi. Ekonomik analizlerin bulaşıcı olmayan hastalıklardaki her yüzde 10'luk artışın yıllık ekonomik büyümede binde 5'lik bir azalmayla ilişkili olduğunu gösterdiğinin altını çizen Boyner, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Kronik hastalık yükü, sağlık sisteminin mali sürdürülebilirliği açısından önemli bir risk ve bu yük, tüm dünyaya paralel olarak ülkemizde de artmakta. Ülkemizde tüm ölümlerin yüzde 71'i kronik hastalıklardan kaynaklanıyor. OECD ve Dünya Bankasının yaptığı bir çalışmaya göre ülkemizde 2002 yılında yüzde 66 olan kronik hastalık yükünün 2020'de yüzde 80'e çıkması bekleniyor. Bu oran başlı başına, sağlık sektöründeki hizmet programlarının geleceğe yönelik planlanmasında dikkate alınması gereken bir uyarı niteliğinde."
Toplantıda konuşan TÜSİAD Sosyal İşler Komisyonu Üyesi ve Sağlık Çalışma Grubu Başkanı Dr. Şükrü Bozluolcay ise Türkiye'de son yıllarda sağlık alanında dramatik ama pozitif manada gelişmeler yaşandığını bildirdi. SGK çatısı altında sağlık harcamalarının dünyada geniş bir şemsiye altında devlet tarafından karşılanan başka bir ülke bilmediğine dikkati çeken Bozluolcay, "Gerek SGK, gerek Sağlık Bakanlığı bu işi sürdürmek için ciddi anlamda çalıştılar. Türkiye sağlıkta çok önemli şeyler yaptı" dedi. Proje yürütücüsü Prof. Dr. Erdal Akalın ise "Bundan sonraki 10-20 yılın sağlık sorunları ne olacak?" denince birinci sırada sağlık harcamalarında kısıtlama olduğunun görüldüğünü kaydetti. İkinci sırada ise kronik hastalıklardaki artışın olduğunu belirten Akalın, sözlerine şöyle devam etti: "Bu sadece yaşlı ülkelerin sorunu değil, bütün dünyanın sorunu haline geldi. Bu kadar önemli olduğu için de dünyada önemli toplantılar, çalışmalar yapılıyor. Sağlık harcamalarının yüzde 60'ı kronik hastalıkların önlenmesi ve tedavisi için yapılıyor. Kronik hastalıklar 2000-2050 yıllarının en önemli konularından biri olacak."
Sağlık harcamaları için 43 milyar liralık bütçe ayrıldı
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkan Yardımcısı Yadigar Gökalp, SGK'nın bu yıl sağlık harcamaları ıcin 43 milyar liralık bütçe ayırdığını belirtti. Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) "Sürdürülebilir Sağlık Sistemi İçin Kronik Hastalık Yönetiminde Elektronik Sağlık Kayıtlarının Rolü" raporunun tanıtımından sonra gerçekleştirilen "Türkiye'de Elektronik Sağlık Altyapısının Kronik Hastalık Yönetiminde Kullanımı" başlıklı oturumda konuşan Gökalp, SGK'nın 2012 yılı sağlık harcamaları için 43 milyar liralık bütçe ayırdığını söyledi. Bunu yönetmenin kolay olmadığını ifade eden Gökalp, eczacılara yönelik olarak hazırlanan reçete giriş sistemi MEDULA'ya kayıtlı 3 bin 89 sözleşmeli sağlık hizmeti sunucusu ile günde 1 milyon 300 bin, ayda 31 milyon, yılda ise 372 milyon hastaya bakıldığını ifade etti. Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Dr. Ekren Atbakan ise sağlık hizmeti sunumunda 2 uç noktanın olduğunu, bunların birinin, hekiminin hastasıyla kurduğu yakın ilişki, diğerinin de bu hizmetin bedelinin ödenmesi olduğunu kaydetti.

 


 

 

 

Sağlıkta sigorta tamamına erdi (HABERTÜRK, 4 Temmuz 2012)

SGK, yayınladığı genelge ile muayene ücret farklarının sigorta şirketleri tarafından ödenmesini öngören Tamamlayıcı Sağlık Sigortası için ilk adımı attı. Sigortanın yaygınlaşabilmesi için yıllık primlerin 300-500 lira olması gerektiği belirtiliyor
Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) '"Tamamlayıcı veya Destekleyici Sağlık Sigortaları Uygulamaları" genelgesiyle bazı Avrupa ülkeleri ile ABD'deki sigorta sistemi için ilk adım atıldı, özelde yüzde 90'a kadar çıkan ve hastanın ödediği farklar, artık sigorta şirketlerince ödenecek. Genelgeye göre genel sağlık sigortasının temel teminat paketi içinde yer almayan, kısmen karşılanan ya da hastanın daha yüksek standartta hizmet talep etmesi durumunda devreye artık özel sağlık sigortası girecek. Bütçesi yıllardır açık veren SGK'nın ödemeyeceği hizmetlerin önümüzdeki dönemde artacağı, bu yükün hastaların ödeyeceği primlerle özel sigorta şirketlerine kaydırılacağı belirtiliyor. Sisteme göre SGK, Sağlık Uygulama Tebliği'yle (SUT) belirlediği fiyatları ödemeye devam edecek, özel hastaneler SGK ile sigorta şirketine iki ayrı fatura gönderecek. Sigorta poliçesi kapsamında yer almayan hizmetlerle katılım paylarını hasta cebinden ödemeye devam edecek.
'BU ŞEKLİYLE PRİMLER DÜŞMEZ'
Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği Genel Sekreteri Erhan Tuncay, genelgenin sadece üçlü fatura sistemini düzenlediğini belirterek, şunları söyledi: "5-6 milyon sigortalıya ulaşma hedefinden bahsederken, üniversite ve kamu hastanelerinin de sistemde olması gerektiğini söylemiştik. Tamamlayıcı Sağlık Sigortası'nın (TSS) yaygınlaşması için 1000-1500 lira olan yıllık primlerin 300-500 lira seviyesine gelmesi gerekir. Ancak bu genelgeyle primlerin düşmesi, sigortalının da artması mümkün değil."

CEVAT ŞENGÜL (OHSAD Genel Sekreteri):
'Özel sigortalı da SGK anlaşmalı kuruma gelecek'
"SGK'yla anlaşmalı özel hastanelere gelen hastalar aynı zamanda SGK'lıysa mecburen provizyon almak zorundaydık. Bu durumda aradaki farkı özel sigorta şirketinden istediğimizde, fiyat anlaşmamız olsa bile 'SUT'un yüzde 90'ından fazla alamazsınız' diyorlardı. Bu da sıkıntıya yol açıyordu. Şimdi bu sınır kalktı. Artık özel sağlık sigortası olan hastalar da SGK ile anlaşmalı hastanelere gelebilecek."


 

 

 

İlaçların yüzde 73’ünün ödemesi sosyal güvenlik sisteminden (DÜNYA, 4 Temmuz 2012)

Mehmet KAYA ANKARA
Türkiye'nin, dünyanın en yüksek kamu ilaç hizmeti veren ülkelerinden biri olduğu belirtildi. Türkiye'de kullanılan ilacın yüzde 73'ü sosyal güvenlik sistemi tarafından karşılanırken, Avrupa ülkelerinde bu oran yüzde 48 ile 69 arasında gerçekleşiyor. Kamu tarafından karşılanan ilaç kullanımı, düşük gelirli ülkelerde ortalama yüzde 23, gelişmiş ülkelerde ise yüzde 61 düzeyinde bulunuyor.
İlaç Endüstrisi İşveren Sendikası tarafından derlenen verilere göre Türkiye, ilaç tüketiminde en fazla kamu desteği kullanan ülkeler arasında yer alıyor. Türkiye, kamu ve özel olmak üzere toplam yıllık 80 milyar TL sağlık harcaması gerçekleştiriyor. Bunun 22 milyar TL'si ilaç harcamalarından oluşuyor. Bunun içinde de 2011 itibariyle ilaç harcamaları 15.9 milyar TL'ye ulaşıyor. 2012 için kamu ilaç harcama tahmini ise 14,7 milyar TL seviyesinde bulunuyor. Toplam sağlık harcamaları içinde kamu tarafından karşılanan tutarın biraz daha düşmesi bekleniyor.
Türkiye, hem gelişmekte olan, hem de gelişmiş ülkeler ile karşılaştırıldığında ise ilaçta en fazla kamu harcaması yapan ülkelerin başında bulunuyor. Türkiye'de tüketilen ilaçların yüzde 73'ü sosyal güvenlik sistemi tarafından karşılanırken, Fransa'da bu oran yüzde 59, İtalya'da 48, Yunanistan'da yüzde 69 seviyesinde bulunuyor. Türkiye ile benzer ekonomik koşullarda bulunan Meksika'da kamu tarafından ödenen ilaçlar toplam tüketimin yüzde 37'si olurken, Brezilya'da yüzde 14, Macaristan'da yüzde 49, Rusya'da yüzde 35 seviyesinde bulunuyor.
Ülkelerin gelişmişlik durumlarına göre yapılan sınıflamada ise yüksek gelir grubundaki ülkelerde kamu tarafından ödenen ilaçlar toplam tüketimin yüzde 61,3'ünü oluşturuyor. Yüksek-orta gelir grubunda yüzde 38,8, düşük orta gelir grubunda yüzde 33,5 ve düşük gelir grubunda da yüzde 23,1 seviyesinde bulunuyor.


 

 

 

 

Amerikalı şirket Abbott’a da ceza kesildi (TARAF, 4 Temmuz 2012)

İngiliz ilaç firmasına kesilen cezanın yankıları sürerken, mahkeme bir de Amerikan şirketine 1.6 milyar dolarlık ceza kesti. Ruhsal bozuklukları tedavi amaçlı kullanılan bir ilacı uygunsuz şekilde pazarladığı tespit edilen Abbott şirketine de rekor ceza verildi. Bugüne kadar Amerikan tarihinde bir tek ilaç için bu denli yüksek ceza kesilmemişti.
Amacı dışında kullanım
ABD Adalet Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Abbott firmasının Dapakote isimli ilacı kullanım maksadı dışında pazarladığını kaydetti. Bakanlık, manik ve epilepsi hastaları için üretilen Dapakote ilacının firma tarafından otizm ile bunama hastaları için de pazarlandığının ortaya çıktığını ifade etti. Abbott şirketinin ilacı özellikle bakımevlerinde kalan yaşlıların kullanabilmesi için pazarladığı da yine firmaya yönetilen suçlar arasında. Firmanın, huzurevlerinde Dapakote'nin kullanılması için özel bir pazarlama takımı dahi kurduğu belgelendi.


 

 

 

 

İlaç devi GSK rekor tazminat ödeyecek (SABAH, 4 Temmuz 2012)

İLAÇ imalatçısı GlaxoSmithKline (GSK) sağlık sistemini dolandırdığı gerekçesiyle Amerika tarihinin en büyük tazminatı olan 3 milyar dolar ödeyecek. İlaç devi GSK iki ilacını onaylanmamış durumlarda kullanılmasını teşvik ettiğini; diyabet ilaçlarının da güvenlik verilerini Amerika Gıda ve İlaç Kurumu'na (FDA) bildirmediğini kabul etti. GSK tarafından yapılan açıklamada, bu ödemeyi yapacak olmalarının şirkete yönelik bütün suçlamaların kabul edildiği anlamına gelmediği bildirildi.

 



Bilgi-KENT Bilgisayar

 Bugünün Tarihi: 18.07.2019 - Perşembe
©2019 - Bilgi-KENT Bilgisayar - Tüm Hakları Saklıdır.