Basından özetler - 22.05.2012
İstanbul Ecz.Od.Haberleri
Salı, 22 Mayıs 2012 16:23

TÜBİTAK ‘kişiye özel ilaç’ dönemini başlatıyor (HÜRRİYET, 22 Mayıs 2012)

Nuray BABACAN/ANKARA

 

DÜNYADA bir süredir üzerinde önemli çalışmalar yapılan "genetik özelliklere göre tedavi" yöntemi, TÜBİTAK'ın da gündem maddesi oldu. TÜBİTAK, bu çalışmasına ABD ve Japon ortak arıyor. Geliştirilecek yeni nesil ilaçlar, kişilerin genetik özellikleri esas alınarak kullanılacak. Aynı hastalığın tedavisini gören kişilere, gen haritasına göre farklı ilaç verilebilecek.


TÜBİTAK Başkanı Yücel Altunbaşak, geçen hafta Japonya'ya yaptığı ziyaret sırası
nda, bu konuda çalışmalar hakkında muhataplarına bilgi verirken, ABD'li bilim insanlarının Türkiye ile çalışma konusunda istekli olduklarını anlattı. Altunbaşak, şöyle dedi: "Artık ilaç sanayi, insanların genlerini esas alarak ilaç üretme konusunda çalışmalar yapıyor. Kişiye göre ilaç üretimi söz konusu. Çünkü aynı tip ilaçlar insanlar üzerinde aynı etkiyi yaratmayabiliyor. İlaçlar, gen profiline bakılarak hastaya verilecek. Türkiye, coğrafi konumu nedeniyle bu açıdan gen geçişkenliğinin en yaygın olduğu ülke. ABD'den bu konuda talep var. Yeni nesil ilaçlar konusunda ortak çalışma yapabiliriz."


İnsan gen haritası projesi, ABD, İngiltere, Japonya, Fransa, Almanya ve Çin'de bilim insanları tarafından sürdürülüyor. Araştırmacılar, insanın biyolojik yapısının sırlarını ortaya koyan gen sıralamasının kalp hastalıkları, kanser, sinir sistemi bozuklukları, enfeksiyonlar ve çevresel etkenlerin yol açtığı hastalıklar ile mücadelede kullanılacağına dikkat çekiyor.


Araştırmalarda hastalıkların kökenini bulma konusunda da oldukça mesafe kaydedildi. Buna göre hastalıkların çoğu kalıtımsal ve genetik mutasyonlardan ileri geliyor.

 

İlaç sayısı da artacak
Gen haritasının çıkarılmasından elde edilecek en büyük faydanın yeni ilaç geliştirilmesinde olacağı belirtiliyor. Kişinin genetik özellikleri belirlendiğinde, kişiye özel ilaç üretimi gündeme gelebilecek. Ayrıca hastalığın erken teşhisi de sağlanacak. Halen 500'e yakın hastalık için ilaç mevcutken, genetik alanında kaydedilecek gelişmelerden sonra bu sayının binlerle ifade edileceği belirtiliyor.


 

 

 

SGK’lı, özel dişçiden hizmet alabilecek (SABAH, 22 Mayıs 2012)

SGK, sigortalıların özel sağlık kuruluşlarından ağız ve diş sağlığı için hizmet alabilmelerine imkân sağlayan sözleşme hazırlıyor.
Hazal ATEŞ


Sağlık Bakanlığı ve SGK, diş tedavisi için aylarca bekleyen SSK, Emekli Sandığı ve Bağ-Kur'luların çilesine son vermeye hazırlanıyor. Kurum'un 2012 eylem planına göre, 30 Mayıs tarihine kadar özel sağlık hizmeti sunucularıyla hizmet alımına yönelik sözleşme hazırlayacak. Bu sözleşme kapsamında genel sağlık sigortası kapsamındaki sigortalılar, ağız ve diş tedavisinde serbest diş hekimlerinden hizmet alabilecek. Sağlık Uygulama Tebliği'nde de (SUT), ağız ve diş tedavisinde serbest diş hekimleri ve özel sağlık kurumları konusunda bazı düzenlemeler bulunuyor. Ancak bu düzenlemelerde ücretlendirme konusunda belirsizlikler nedeniyle sevk işlemleri durdurulmuştu. Kurum, bu sorunu çözmek için Türk Diş Hekimleri Birliği yöneticileri ve oda başkanlarıyla görüştü.


MEDULA entegrasyonunun yapılması, ağız şemasının sisteme işlenmesi, tedavi kalemlerinin belirlenmesi ve hasta takibi konularında görüş birliğine varıldı. Kurum hizmet alım sözleşmelerine son şeklini veriyor. Diş hekimine ödenecek tavan ücret de belirlenerek özel sunuculardan hizmet alımı başlatılacak. Provizyon alınması işlemlerinin, kamuda kullanılan MEDULA sistemi içinde "ağız ve diş sağlığı modülü" yerleştirilerek yapılması planlanıyor. Yeni sistemle, protez ve köprü tedavisinde yaşanan yığılmaların da önüne geçilmiş olacak.


Türkiye'de yaklaşık 20 bin diş hekimi bulunuyor. Kamu hastanelerinde çalışanların sayısı yaklaşık olarak 5 bin 500 civarında, diğerleri de özel çalışıyor. Kamu çalışanları diş tedavisi için özel kurumlardan yararlanabiliyor. Ancak memurun özel kurumlara sevki için kamu hastanesinde 90 gün içinde diş tedavisinin yapılamayacağının belgelenmesi gerekiyor. Diğer sigortalılar ise diş tedavisi için hastanenin verdiği randevu tarihini beklemek durumunda kalıyor. Protez, köprü gibi tedaviler için aylarca sıra beklemek durumunda kalabiliyorlar. Yeni sistemle vatandaşlardan diş taşı temizleme, dolgu, parlatma gibi koruyucu tedavilerde belli miktarda katılım payı alınması öngörülüyor. Köprü, protez gibi hizmetler de katılım payı oranının daha yüksek olması öngörülüyor. Yetkililer, "Ekonomik nedenlerle özel hekime gidemeyen vatandaşlar gibi kamunun da yükü azalacak" dedi.


 

 

 

 

Alliance Boots’tan Türk ortağına ‘açık kart’ / GİLA BENMAYOR (HÜRRİYET, 22 Mayıs 2012)

ALLIANCE Boots sağlık ve güzellik ürünlerinde Avrupa'nın bir numarası.


Grubun İtalyan Yönetim Kurulu Başkanı Stefano Pessina'nın gelirin her yıl "iki haneli" artması gibi bir hedefi var.


Hedefinden asla şaşmıyor.

 

Geçen hafta açıklanan sonuçlara göre, Alliance Boots'un 2011 geliri yine "iki haneli" hedeften şaşmayarak yüzde 18.4 artmış ve 23 milyar pound'a ulaşmış.


Pessina, Avrupa'yı etkisine alan krize rağmen Alliance Boots'un bu performansını iki şeye bağlıyor:


1- Satın almalar ve ortaklıklarla büyüme
2- Boots ürünlerinin uluslararası yelpazede giderek yayılıyor olması.


160 yıllık İngiliz şirketinin ürettiği Boots gibi değerli bir markasının yanısıra ilaç ve sağlık ürünlerini depolama ve dağıtma işi var.


Alliance Boots, 2001 yılında, depolama ve dağıtma işinde Rusya, Kuzey Afrika gibi pazarlara açılmak için Türkiye'de Hedef Grubu ile ortaklık kuruyor.


Hedef Alliance adını alan bu ortaklıkta bugün Alliance Boots'un hissesi yüzde 80 oranında.


2001 yılından bu yana hisse oranını arttırmış.

 

KÂRIN YÜZDE 30'U HEDEF ALLIANCE'TAN
Hedef Alliance'ın geriye kalan yüzde 20'lik hissesinin sahibi olan Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak, iki yıldan beri Alliance Boots'un İcra Kurulu üyesi.


Hem de hiç İngilizce konuşmadığı halde.


Bir keresinde gülerek "İngilizlerin İcra Kurulu'nda İngilizce bilmeyen tek üyesi benim" dediğini hatırlıyorum.


Hedef Alliance genç CEO'su Bülent Denkdemir ise Alliance Boots'un Operasyonlar Komitesi'nde.


Alliance Boots'un Sancak ve Denkdemir'e kucak açmasının en büyük nedeni şu:


Global depoculuk ve dağıtım işindeki kârının yüzde 30'unu Hedef Alliance karşılıyor.


Bu oldukça önemli bir oran.


Grubun 2011 sonuçlarını açıklamasından birkaç gün sonra Denkdemir ile Hedef Alliance Yönetim Kurulu üyesi Angela Benbasa ile buluştuk.

 

Ethem Sancak'ın henüz 29 yaşında iken CEO'luk görevini teslim ettiği Bülent Denkdemir ile daha önce tanışmıştım.


2001 yılında Alliance Boots ile Hedef Grubu arasındaki ortaklığın mimarı olan Angela Benbasa ile ilk kez karşılaştım.


ETHEM SANCAK'IN GİZLİ KAHRAMANLARI
Benbasa, Hedef Alliance'ın uluslararası yatırımlarının (Mısır, Cezayir, Rusya) arkasındaki isim.


Yüzde 80'lik hissesi nedeniyle Alliance Boots'u yakından ilgilendiren ortaklık ya da satın almalar için hayatının büyük bir bölümünü yolculuklarda geçiriyor.


Bir anlamda elinde Alliance Boots'un verdiği "açık kart" var.


Temaslarını sürdürdüğü Kuzey Afrika, Ortadoğu ya da Orta Asya gibi ülkelerde ortak ararken birinci kriteri "şeffaflık".


Benbasa, Bülent Denkdemir gibi, Ethem Sancak'ın "perde arkasındaki" kahramanlarından.

"Alliance Boots'un hem hali hazırdaki faaliyetlerine hem gelecekteki projelerine ciddi katkı sağlıyoruz" diyor.


Denkdemir, Alliance Boots ortaklığı için bakın ne diyor:


"Kurumsallaşmayı, iş süreçlerini öğrendik. Uluslararası bakış açısı kazandık. Yurt dışına açılma pasaportunu aldık. Hedef Alliance önümüzdeki yıllarda gümbür gümbür büyüyecek".


Ethem Sancak'ın önümüzdeki yıllarda ilaç depolama ve dağıtım işinden çıkıp, sadece tarıma odaklanacağını iddia edenlere duyurulur.


Yeni Eczacılık Fakültesi açılırken, eczane sayısı kısıtlanıyor
BÜLENT Denkdemir'in verdiği bilgiye göre, geçtiğimiz hafta "eczacılık yasası" diye bilinen 6197 numaralı yasa meclisten geçmiş.


Yasanın en önemli yanı şu:


İlçe bazında "3 bin 500 kişiye 1 eczane yeterli" diyor.


Türkiye'de gerçekten bir eczane bolluğu var zira Eczacılık Fakülteleri'nden mezun olanların aklına öncelikle bir eczane açmak geliyor.

 

Denkdemir'e göre, Türkiye'deki eczane sayısı 25 bin.


Ne ki, halen Eczacılık Fakülteleri'nde okuyan öğrencilerin 6197 numaralı yasanın söz konusu maddesinden muaf tutmaları nedeniyle önümüzdeki 5-6 yıl içinde bu sayı 30 bine ulaşabilir.


Yasa çıkıyor ama işin ilginç bir yanı var.


Halen 17 olan Eczacılık Fakülteleri'nin sayısı 19'a çıkartılacak.


Yani bir taraftan eczanelere sınırlama getirilirken, diğer yandan yeni eczacı yetiştirecek fakülteler açılıyor.


Bu işte bir terslik yok mu?


 

 

 

 

İlaç tüketimini artırmak için yeni ruhsal hastalıklar mı icat ediliyor? (HABERTÜRK, 20 Mayıs 2012)

400'e yakın ruh ve sinir hastalığı tanımlandı

GÜN geçmiyor ki, yeni bir ruhsal hastalık icat edilmesin. Gün geçmiyor ki, yeni bir terapi yöntemi ortaya çıkmasın. Her gün daha fazla kişi, psikolojik destek arama derdinde. ABD izlenimlerini yazan gazeteci Mehmet Yılmaz da yazısında şöyle dedi: "Amerika'da 'tanımlanmış ruh hastalıklarını' belirleyen komite Amerika Psikiyatri Derneği, her sene ruh ve sinir hastalıklarının sayısını artırıyor. Hastalık sayısı artınca hasta sayısı artıyor, artan hastaya daha çok danışman, hekim vs gerekiyor, daha çok ilaç satılıyor, zincirleme bir yeniden üretim süreci almış başını gidiyor. Şu anda tanımlanmış 400'e yakın ruh ve sinir hastalığı sayılıyor, sayı her sene artıyor ve korkarım ki yakında hepimiz sırf bu nedenle 'delirmiş' olacağız, 'normal' olmaya çalışmak için de çok para ödememiz gerekecek." Bu gelişmeler "ilaç tüketimini teşvik etmek için yeni ruhsal hastalıklar mı icat ediliyor?" sorusunu gündeme getirdi. İşte görüşler: (Bülent GÜNAL/AHT)

 

‘İlaç satabilmek için her türlü sahtekarlığa başvuruluyor'
Klinik Farmakoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Cankat Tulunay:
DSM5 denilen psikiyatrinin klasik tanı rehberi vardır. Bu rehbere sürekli yeni hastalıklar ilave edilir. Bir ara homoseksüellik de hastalıktı, sonra çıkarıldı, tekrar sokuldu... İstedikleri gibi oynuyorlar. Zaten esas olay ilaç sanayiinin yaptığı oyunlardır. Her türlü sahtekârlığa başvuruluyor. Eğer bana daha çok ilaç satmak için yeni hastalıklar mı icat ediliyor diye soruyorsunuz, benim cevabım evet, evet, evet, hatta 100 kere evet olacaktır.

 

'Teknoloji gelişiyor yeni hastalık ve ilaçların bulunması doğal'
Türk Eczacıları Birliği Genel Sekreteri Harun Kızılay:
BAŞTAN, yeni hastalıklar icat ediliyor, ilaç şirketlerini zengin etmek için yeni hastalıklar uyduruluyor gibi bir kanaati kabullenmeyi doğru bulmuyorum. İhtiyatlı davranmak gerek mutlaka. İlaç bozulmuş fizyolojik bir durumu düzeltmek ya da hasta bir fonksiyonu düzeltmeye yarayan stratejik sağlık ürünleridir. İlaçsız bir tedaviyi düşünmek mümkün değil. Teknoloji gelişiyor, yüksek teknoloji sayesinde tanı ve tedavilerde de sürekli gelişmeler yaşanıyor. Bu nedenle yeni hastalıkların ve ilaçların bulunması kadar doğal bir şey olamaz. Genel anlamda da, psikiyatri alanındaki ilaçlar ve hastalıklarla ilgili de böyle düşünüyorum.


 

 

 

Sağlığa yılda 45 milyar gidiyor (ŞOK, 20 Mayıs 2012)

YENİ verilere göre son 10 yılda sağlık harcamamız 4 kattan fazla arttı. Sosyal Güvenlik Kurumu İzleme ve Değerlendirme Daire Başkanı Başmüfettiş Mehmet Özdemir, 2002 yılında 10 milyar lira olan sağlık harcamalarının 2011'e gelindiğinde 45 milyar liraya yükseldiğini söyledi. SGK ve Adana Eczacı Odası tarafından düzenlenen panelde konuşan Özdemir, yılda 304 milyon reçetenin SGK kayıtlarına işlendiğini, 1.2 milyar kutu ilacın da hastalara ulaştırıldığına dikkat çekti.

 



Bilgi-KENT Bilgisayar

 Bugünün Tarihi: 23.08.2019 - Cuma
©2019 - Bilgi-KENT Bilgisayar - Tüm Hakları Saklıdır.